KUŞADASI
Kuşadası, Aydın il merkezine 71 km. uzaklıkta, Ege Bölgesi'nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır.
Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odağında bulunmaktadır.
Kuşadası Limanı, Yunanistan'a ait Samos adasına yakın olması nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye'nin ikinci önemli deniz kapısıdır.
Kuşadası parıltılı bir körfezin sahilleri etrafında kurulmuş sevimli bir liman kentidir. Kademe kademe inerek Ege'nin en güzel koyuna hakim olan ilçe, özellikle tatilcilere hizmet vermektedir. Marinası ziyaretçi yatlara ihtiyaç duydukları bütün imkan ve olanakları sağlar. İyi düzenlenmiş otel ve tatil köyleri geniş türde konaklama sunar. Özellikle İngiliz ve Alman turistler arasında çok revaçtadır. Barları ve balık lokantaları ile ünlüdür.Kuşadası turistik bir bölge olmasının yanı sıra bir çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Antik çağ yazarlarına göre M.Ö 1000 yıllarında kurulan Efes, Hıristiyan alemi için kutsal bir yer olan Meryem Ana Evi ve bir çok tarihi eseri burada görmeniz mümkündür.
TARİHÇE
Eskiden Menderes vadisinin iskeleleri Ayasuluğ (Efes-Selçuk) ve Balat (Milet) idi. Ancak her iki limandan da deniz çekilince bölgede yeni bir iskele kurulması gerekti.
Bu olay, Kuşadası’nın bulunduğu yerde gerçekleşti. Ticaret daha çok Venedik ve Cenova’lıların elinde olduğu için bu yeni iskele, İtalyanca bir adla,”Scala Nuova” adıyla anıldı.
Burası, konsoloslukları, ambarları ve tüccarları ile adeta bir tüccarlar kolonisi idi. Müslüman Türkler önceleri,daha çok, Kuşadası’ndan beş kilometre kadar içeride,bugün Atatürk yolu diye adlandırılan yolun üzerindeki Pilavtepe eteklerinde, Andızkule denilen yerleşim yerinde oturmayı tercih ediyorlardı.
Kuşadası kenti, bugünkü yapısına aşağı yukarı 17.yy başında kavuşmaya başladı. Sultan Ahmet 1. ve Sultan Osman 2. zamanında, iki kez sadrazam olan Öküz Mehmet Paşa isimli bir Osmanlı veziri, Kuşadası kentini surlarla çevirtti. Ayrıca bir han, hamam ve camiyi de içeren bir külliye inşa ettirdi. Kente bir su şebekesi kurdurdu ve yeni su getirtti.
O zaman surlar içinde kalan Kuşadası, Dağ ve Camikebir Mahalleri olmak üzere iki büyük mahalleden oluşuyordu. Camikebir Mahallesi, düzlükte kurulduğu için dar ama birbirini dik olarak kesen sokaklardan oluşuyordu. Sokaklar arasındaki ev grupları, sırt sırta iki evi alacak genişlikteydi. Kuşadası’nda evler, genellikle sokak üzerindedir ve arka taraflarında da birer avluları bulunmaktadır.
Dağ Mahallesinde evler ve bahçeler basamaklar halinde olduklarından birbirinin manzarasını engellemezler. Antik Efes kentindeki ünlü teras evler gibi kademeli sıralanmışlardır. Bu evler tipik Osmanlı evi görünümündedirler. Çoğunun geniş saçakları ve bağdadi çıkıntıları bulunmaktadır. Genellikle klasik kiremit çatıyla kaplanmışlardır.
Bugün, eski Osmanlı kentini çevreleyen surlardan da çok az iz kalmıştır. Bu kalıntıların başında Kale Kapısı gelmektedir. Kemerli bir geçide sahip kapı, üzerinde yükselen bir kule ile tamamlanmaktadır. Kapının iç köşesinde eski bir çeşme bulunmaktadır. Çeşmenin tabanını antik bir lahit, yalağını ise yine antik bir kül lahdi teşkil etmektedir. Çeşme aynasında iki hayrat yazıtı bulunmaktadır. Bunlardan biri 19.yy dan kalma Arap harfli, diğeri ise yakın tarihlerde kazınmıştır ve Latin harflidir.Bu haliyle çeşme, Kuşadası’nın geçmişini anlatır gibidir.
Kent genişledikçe yukarıda anılan iki mahalleye, Hacı Feyzullah, Alaca Mescit, Cami Atik, Türkmen Mahalleleri de eklenmiştir.
1960’lı yıllarda büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğu keşfedilmiş; şehir bundan sonra hızlı bir gelişme göstermiştir. Özellikle son yıllarda, gerek kent içinde, gerekse civarda otel, motel, kamping, tatil köyü gibi pek çok dinlenme tesisi ve yazlık villalar yapıldı. Bu arada birde yat limanı inşa edildi ve liman tesisleri de genişletildi.
KÜLTÜREL YAPI
Kuşadası, bugün ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Bunun nedenlerini değerlendirirken, zengin tarihi çevrenin ve eşsiz planların varlığının yanı sıra, bölgenin iklim koşullarını da belirmemiz gerekmektedir.
Kuşadası, hemen önünde başlayan kumsal kıyıları ile her şeyden önce bir plaj merkezidir. Tusan, Akyar, Otuzbir, Kadınlar Denizi, Aslan burnu, Karaova, Güzelçamlı, Büyük ve Küçük Kalamaki, İlyas Ağa, Dipburun, Tavşanburnu plajları gibi temiz kumsallar kuzey ve güneye doğru kilometrelerce uzar gider.
Kumsal şeritlerinin toplam uzunluğu 20 kilometrenin üzerindedir. Geniş kumsalların yanı sıra derinlikten hoşlananlar için, dalmaya elverişli kayalık koylar da Kuşadası’ndadır.